Birleşmiş Milletler




Genel Bilgiler

BM’nin Kuruluşu, Amacı, BM’ye Üye Ülkeler

Birleşmiş Milletler (BM) örgütünün kurulması çalışmaları II. Dünya Savaşı sırasında, dönemin ABD Başkanı Roosevelt ile İngiltere Başbakanı Churchil'in 14 Ağustos 1941 tarihli Atlantik Bildirisi ile başlamıştır. 1 Ocak 1942'de Sovyet, Amerikan ve İngiliz liderleri, Washington'da "Birleşmiş Milletler Bildirisi"ni imzalamışlardır. 1 Kasım 1943'de Moskova Bildirisi'nin ABD, SSCB, Çin, İngiltere tarafından imzalanmasını müteakip 3-11 Şubat 1943 Yalta Konferansı ile kuruluş süreci tamamlanmıştır.

1945 yılında, 51 ülke temsilcisi Birleşmiş Milletler Antlaşmasını hazırlamak üzere San Francisco’da düzenlenen Birleşmiş Milletler Uluslararası Örgüt Konferansı'nda bir araya gelmiş, kurucu üyelerin Antlaşmayı onaylamasıyla Birleşmiş Milletler 24 Ekim 1945 yılında resmen kurulmuştur. Konferansta temsil edilmemekle birlikte Polonya, Antlaşmayı daha sonra imzalamış ve kurucu 51 üye devletten biri olmuştur.

Birleşmiş Milletler’in Antlaşmada beyan edilen amaçları:

  • Uluslararası barış ve güvenliği korumak;
  • hak eşitliği ve halkların kendi geleceğini belirleme ilkelerine saygı göstererek milletlerarasında dostça ilişkiler geliştirmek;
  • uluslararası ekonomik, sosyal, kültürel, insani sorunların çözümünde işbirliği yapmak ve temel insan hak ve özgürlüklerine karşı saygıyı teşvik etmek;
  • bu ortak çıkarların elde edilmesi hususunda milletlerarasında uyum sağlayıcı bir merkez olmak

şeklindedir.

Örgütün II. Dünya Savaşı sonrasında 51 olan üye sayısı bugün 193 üyeye ulaşmıştır. Türkiye de BM’nin kurucu üyeleri arasında yer almaktadır.

BM’nin Yapısı ve Organları

Birleşmiş Milletler'in başlıca 6 organı bulunmaktadır. Bunlar, Genel Kurul, Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Vesayet Konseyi, Uluslararası Adalet Divanı ve Sekreterlik olarak belirlenmiştir. Ayrıca, Birleşmiş Milletler bünyesinde 15 ihtisas kuruluşu, çok sayıda program ve birim bulunmaktadır.

Genel Kurul: BM’nin ana istişare organıdır. Tüm üye ülkelerin birer oy hakkı bulunan temsilcilerinden oluşur. Barış ve güvenlik, yeni üyelerin katılımı, bütçe gibi önemli konuları ilgilendiren kararlarda üçte iki çoğunluk gereklidir. Diğer konuları ilgilendiren kararlar salt çoğunlukla alınır.

Güvenlik Konseyi: Güvenlik Konseyi, Anlaşma kapsamında uluslararası barış ve güvenliğin korunması konusunda birincil sorumluluğa sahiptir. Konseyin beşi daimi (ABD Çin, Fransa, İngiltere ve Rusya Federasyonu), 10’u Genel Kurul tarafından iki yıllık süre için seçilen 15 üyesi vardır.

Ekonomik ve Sosyal Konsey: Ekonomik ve Sosyal Konsey, ekonomik, sosyal ve ilgili çalışmaların koordinesinden sorumlu olup BM bünyesinde yer alan kuruluşların eş güdüm içerisinde çalışmalarını sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Konsey’in 3 yıllık süreyle hizmet eden 54 üyesi vardır. Konsey’de oylama salt çoğunluk ilkesine dayanır; her üyenin bir oyu vardır.

Vesayet Konseyi: Vesayet Konseyi, vesayet altındaki ülkelerin yönetimini denetlemek ve bu ülkelerin özerkliğe ya da bağımsızlığa kavuşmasına yardımcı olmakla görevli organdır.

Uluslararası Adalet Divanı: Uluslararası Adalet Divanı, BM’nin başlıca adli organıdır. Devletler arasındaki yasal anlaşmazlıkları çözüme kavuşturur ve Birleşmiş Milletler ve onun özel teşkilatlarına hukuk müşavirliği hizmeti verir.

Genel Sekreterlik: Genel Sekreterlik, çeşitli görevlerde çalışan ve örgütün günlük işlerini yürüten uluslararası memurlardan oluşur. BM’nin diğer ana organlarına hizmet eder ve bu organların açıkladığı program ve politikaları uygular.  Birimin başı olan Genel Sekreter, Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesi üzerine Genel Kurul tarafından 5 yıllık bir süre için atanır. Genel Sekreter seçilen kişi en fazla iki dönem bu görevde bulunabilir.

BM İle İlişkiler

Türkiye BM’nin kurucu üyeleri arasındadır ve 28 Eylül 1945’de BM Şartı’na taraf olmuştur. Bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti BM Daimî Temsilciliği kurulmuş ve Sayın Büyükelçi Selim Sarper’in 15 Ağustos 1947 tarihinde güven mektubunu BM Genel Sekreterine sunması ile faaliyetine (http://turkuno.dt.mfa.gov.tr) başlamıştır.

Son yıllarda ülkemiz BM gündemini yakından takip ederek Genel Kurul ve yan teşkilatlarında mümkün olduğu ölçüde daha etkin olmaya gayret etmektedir. Bunu yaparken, bölgesel ve uluslararası örgütlere üyeliği kadar farklı gruplara olan üyeliklerinden istifade etmektedir. Böylece, mevcut konularda yapıcı ve uzlaştırıcı bir rol üstlenmeye gayret etmektedir. Bunun yanı sıra, Türkiye kendi geleneksel dış politikasının alanı içerisinde olmasa dahi BM gündemindeki küresel konulara da ilgi göstermektedir.

Bu çerçevede, son yıllardaki ekonomik büyüme ve kalkınma, Afrika ve Latin Amerika ülkelerine olan yeni sosyal destek politikaları, Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi'ne üyeliği öncesinde ve sırasında uzak coğrafyalarda bu ülkelerle gelişen ilişkileri, Avrupa Birliğine katılım süreci, G20 üyeliği ve bunun yanı sıra ihtiyaç halindeki ülkelere resmi kalkınma yardımlarının arttırılması programları Türkiye’nin BM kalkınma gündemine olan katkısının artmasına neden olmuştur.

Ülkemiz 1951-1952, 1954-1955, 1961 ve 48 yıl sonra 2009-2010 dönemlerinde Güvenlik Konseyi üyeliğinde bulunmuştur.

Türkiye'nin uluslararası barış ve güvenliğin sağlanması ve sürdürülmesi için en önemli forum olan BM Güvenlik Konseyindeki 2009-2010 dönemindeki üyelik süreci, uluslararası arenada ve Birleşmiş Milletlerde yeni ve çeşitli fırsatlar doğurmuştur. Türkiye, BM Sözleşmesinde öngörülen ilke ve hedeflerin her zaman önde gelen savunucularından birisi olmuş ve uluslararası anlaşmazlıkların çok taraflı işbirliği yoluyla çözümlenmesini desteklemiştir. Güvenlik Konseyi'ne üyelik süresi boyunca, Türkiye Konsey çalışmalarına katılmış ve katkılarını çoğu hali hazırda kendi dış politika gündeminde olan çok sayıda konuyla birlikte yaparak hem derinlemesine ve hem de kapsam bakımından zenginleşmesine katkı sağlamıştır.

Diğer yandan, BM En Az Gelişmiş Ülkeler Dördüncü Konferansının 09-13 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da yapılmış olması da Türkiye’nin uluslararası kalkınmada işbirliğine verdiği destek ve katkıları açıkça göstermektedir. Türkiye, bu Konferansla, 2020 yılına kadar EAGÜ ile ilgili konuları uluslararası gündeme taşıma ve çözüm arama gayretlerine yardımcı olma sorumluluğunu almış, bir anlamda EAGÜ’nün sözcülüğünü üstlenmiştir. Bu konferansın sonuçlarının izlenmesine yönelik Ara Dönem Gözden Geçirme Toplantısı da 27-29 Mayıs 2016 tarihlerinde ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilmiştir.

BM programlarını, fonlarını, uzman kuruluşlarını, ekonomik ve sosyal faaliyetlerini koordine eden Ekonomik ve Sosyal Konsey (ECOSOC) üçer yıllık dönemler için seçilen 54 üyeden oluşmaktadır. Ülkemiz 2014 yılında üç yıllığına bu Konseye seçilmiş olup üyeliği 2017 yılı Aralık ayı itibariyle sona erecektir. Ülkemiz, ECOSOC üyesi olarak ekonomik ve sosyal konularda BM'nin görüş ve tutum belirleme çalışmalarında aktif rol almakta, ayrıca ECOSOC şemsiyesi altında yapılan seçimlerde oy kullanmaktadır.

Ülkemizin uluslararası toplumla olan aktif işbirliğine bir başka örnek de 2016 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen “Dünya İnsani Zirvesi” olmuştur. Huzurlu, müreffeh ve adaletli bir dünya ideali yolunda çok değerli bir adım olan Dünya İnsani Zirvesi 23-24 Mayıs 2016 tarihlerinde, BM tarihinde rekor katılımla başarıyla gerçekleştirilmiştir. Zirveye 180 ülkeden 9000 civarında katılımcı, 55 devlet ve hükümet başkanı yüzlerce sivil toplum temsilcisi ve paydaşlar iştirak etmiştir. İstanbul Zirvesi, uluslararası toplum olarak doğal afetler, çatışmalar, kıtlık ve insani krizlerle mücadelede daha etkin ve kalıcı yollar bulma arayışımızda bir dönüm noktası olmuştur. Küresel insani yardım sisteminin tüm paydaşlarını tarihte ilk kez bir araya getiren İstanbul Zirvesi, alınan kararlar ve sergilenen dayanışma itibariyle geleceğimiz adına yeni umutların filizlenmesine imkân sağlamıştır.

Ülkemiz, ikili düzeydeki insani yardım faaliyetlerine ilaveten, BM İnsani İşler Eşgüdüm Ofisi (OCHA), Dünya Gıda Programı (WFP) gibi uluslararası örgütler aracılığıyla da yardımlarını sürdürmeye gayret göstermektedir. Bu doğrultuda, ülkemiz, 1 Temmuz 2014 tarihinde BM İnsani İşler Eşgüdüm Ofisine (OCHA) en fazla gönüllü bağış yapan ülkelerin yer aldığı ve OCHA’nın izlediği insani politikalara şekil vermeyi amaçlayan bir istişare mekanizması niteliğinde olan OCHA Donör Destek Grubu’na üye olarak kabul edilmiştir.

Diğer yandan, Türkiye ile BM Kalkınma Programı (UNDP) arasında geliştirilen stratejik ortaklık doğrultusunda, İstanbul Kalkınmada Özel Sektör BM Uluslararası Merkezi (Istanbul International Center for Private Sector in Development/IICPSD) olarak ev sahipliği yapmaktadır. 2011 yılında UNDP'nin altı Küresel Politika Merkezi'nden biri olan IICPSD, Türkiye Hükümeti ile ortak olarak kurulmuştur. UNDP'nin özel sektör ve vakıflar üzerindeki küresel çalışmasına öncülük etmekte ve UNDP'nin tüm dünyadaki ofislerini desteklemektedir.

Ülkemizin BM ile ilişkisine bir başka örnek BM Nüfus Fonu (UNFPA) ile çalışmasıdır. BM Nüfus Fonu’nun 1969 yılında faaliyetine başlamasından sonra 1971 yılında Türkiye ile birlikte faaliyet göstermiştir. UNFPA, istenilmeyen gebeliğin olmadığı, her doğumun güvenceli olduğu ve her genç kişinin potansiyelinin yerine getirildiği bir dünya için çalışan birincil düzeyde bir BM kuruluşudur. UNFPA, Türkiye faaliyetlerine ilkin proje bazında başlamışken şu anda 2016-2020 ülke programı şeklinde devam etmektedir.

Bunlara ilave olarak UNDP Avrupa ve BDT Bölge Ofisi’nin ve BM Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi Birimi’nin (UN WOMEN) Avrupa ve Orta Asya’dan sorumlu bölgesel ofisinin İstanbul’a yerleşmesi sağlanmıştır

Sonuç olarak Türkiye, olası her yolu kullanarak BM’yi desteklemeye kararlı olup uluslararası barışa, güvenliğe ve istikrara olduğu kadar insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi temel ilke ve değerlerin geliştirilmesi doğrultusunda çaba göstermeye isteklidir.

Bakanlığımız – BM İlişkileri

BM’nin Bakanlığımız görev alanına giren konularda komite çalışmalarına katılım sağlanmakta ve bu komitelerde ülkemiz görüşlerini yansıtılmaktadır. Ayrıca Bakanlığımız;

- BM İnsan Hakları Konseyine bağlı Evrensel Periyodik İnceleme (UPR) mekanizması çerçevesinde ülkemizce yürütülen raporlama ve savunma çalışmalarına görev alanına giren konularda katkı sağlamaktadır.

- Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmenin uygulanmasına ilişkin ülke raporunun hazırlanmasına katkı sağlamakta ve BM Göçmen İşçiler Komitesinde savunmaya katılmaktadır.

- Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşmenin uygulanmasına ilişkin ülke raporunun hazırlanmasına katkı sağlamakta ve BM Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesinde savunmaya katılmaktadır.

- BM’nin ikiz sözleşmeleri ile kadınların ve çocukların korunmasına ilişkin sözleşmelere dair denetim organlarına (CCPR, CESCR, CEDAW, CRC) sunulan ülke raporlarına katkı sağlamaktadır.

Ayrıca ülkemiz, Birleşmiş Milletler bünyesi dışında devletlerce yürütülen tek ve en büyük gayri resmi bir oluşum olan “Göç ve Kalkınma Küresel Forum”una (Global Forum on Migration and Development) üye bulunmaktadır. Forum faaliyetleriyle elde edilen siyaset odaklı ve bilgi birikimine dayalı çıktılarıyla hem hükümetlerin politika belirleyicilerine hem de ilgili diğer paydaşlara göç ve kalkınma alanlarında ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde referans noktası olmaktadır. Ülkemiz 14-16 Ekim 2015 tarihlerinde Forum’un başkanlığını yürütmüş olup Bakanlığımız söz konusu Forum’un faaliyetlerinde görev ve sorumluluk alanı içerisinde katkıda bulunmaktadır.

Ülkemizin Onayladığı BM Temel İnsan Hakları  Sözleşmeleri

Faydalı Bağlantılar